İnsan, doğduğu anda üzerine her şeyin yazılabileceği “boş bir levha” mıdır; yoksa üzeri zamanla tozlanmış, keşfedilmeyi bekleyen kadim bir “hazine” mi? Modern psikolojinin analitik yaklaşımı ile kadim irfanın derinliğini birleştiren bu model, ahlaki gelişimi düz bir çizgiden çıkarıp geometrik ve matematiksel bir yolculuğa dönüştürüyor. Egonun en katı halinden, sonsuz birliğe uzanan bu sarmal yolculuğun haritasını“Eşmerkezli Fıtrat Entegrasyonu Modeli” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
TÜRK RUHUNUN PSİKOHİSTORYASI
“Biz”den “Ben”e Geçişin Travmatik Anatomisi Türk toplumunu bir birey olarak kabul edip psikolojik bir analize tabi tuttuğumuzda, karşımıza çıkan klinik tablo muhtemelen şu olurdu: “Güvenli Bağlanma” zemininden kopmuş, “Kaygılı ve Kaçıngan” bir bağlanma modeline savrulmuş, akut bir kimlik difüzyonu yaşayan travmatize bir bünye. Tarih kitapları bize savaşları, antlaşmaları ve sınır değişikliklerini anlatır ancak toplumların ruhsal“TÜRK RUHUNUN PSİKOHİSTORYASI” yazısının devamını oku
Kalp Merkezli İnsan Modeli
Yıllarını ruh sağlığına adamış bir hekim olarak, Kur’an-ı Kerim’i her okuduğumda dikkatimi en çok celbeden kavram “kalp” olmuştur. Akleden kalp, mühürlenmiş kalp, sağlam kalp gibi ifadeler zihnimde yer etse de bunların bilimsel karşılığını tam olarak idrak etmek her zaman kolay değildi. Ancak yaptığım araştırmalar ve ulaştığım sonuçlar, beni büyük bir hayrete düşürdü. Peygamberimizin duasıyla, “Rabbim!“Kalp Merkezli İnsan Modeli” yazısının devamını oku
Kadın Susarsa Ne Olur?
Bir önceki yazımda, kadın ve erkek beyninin donanımsal farklarını; “düz” ve “karmaşık” etiketlerinin çok ötesindeki nöral mimariyi masaya yatırmıştık. Peki, elimizdeki bu bilgiyle şimdi ne yapacağız? Masanın üzerine serdiğimiz bu karmaşık beyin haritaları, akşam yemeğindeki o gergin sessizliği bozmaya ya da patlamak üzere olan bir tartışmayı dindirmeye nasıl yarayacak? Bir psikiyatrist olarak şunu net bir“Kadın Susarsa Ne Olur?” yazısının devamını oku
Kadınlar Neden Susmaz?
Dost meclislerinin o koyu sohbetlerinde, keyifli akşam yemeklerinde ya da terapi odasındaki o gergin sessizlik anlarında sahne hep aynıdır. Ne zaman bir iletişim kopukluğu masaya yatırılsa, ortamdaki erkeklerden biri, sanki insanlık tarihinin en eski savunma mekanizmasını çalıştırırcasına o meşhur cümleyi kurar: “Hocam valla biz erkekler düzüz. Bizim aklımız, kadınlar gibi kırk tilkiyi kuyrukları birbirine değmeden“Kadınlar Neden Susmaz?” yazısının devamını oku
Bütünleşik Rüyâ Teorisinin Temelleri
Modern psikiyatri ve sinirbilim disiplinleri, insan zihnini ve bilincini incelerken, metodolojik bir zorunluluk olarak materyalist bir çerçeveye yaslanmakta, bu durum ise insan varoluşunun çok katmanlı yapısını kaçınılmaz olarak biyolojik determinizme indirgemektedir. Özellikle rüya gibi fenomenolojik açıdan zengin ve karmaşık bir deneyim alanı, bu pozitivist mercek altında genellikle “günlük hafıza kalıntılarının konsolidasyonu”, “sinaptik homeostazın sağlanması” veya“Bütünleşik Rüyâ Teorisinin Temelleri” yazısının devamını oku
Bir İnsanlık Mühendisliği
Tarih sahnesi, nice kudretli komutanın, devrimci ideoloğun ve keskin zekalı filozofun geçit törenine şahitlik etti. Ancak hiçbiri, zamanın ve mekanın sınırlarını aşıp, sözlerini çağlar ötesine bir “rahmet” olarak taşıyamadı. O, sevenlerine veda ederken aslında insanlığa “merhaba” diyen; bugünün modern aklının bazen anlamakta zorlandığı, bazılarının ise o “Tamamlanmış Ahlak”ın izinden gitmeyi çağ dışılık sanma gafletine düştüğü“Bir İnsanlık Mühendisliği” yazısının devamını oku
Beynimizdeki Gizli Seçmen- 2: Nöral Manipülasyona Karşı Savunma Rehberi
Dün paylaştığım “Beynimizdeki Gizli Seçmen” başlıklı yazımdan sonra sizlerden çok kıymetli bir soru aldım: “Hocam, teşhisi koyduk. Beynimizin zaaflarını, amigdalamızın nasıl tetiklendiğini, algoritmaların bizi nasıl avladığını anladık. Peki, biz buna karşı ne yapabiliriz? Nörobilişsel farkındalığımızı artırmanın pratik bir yolu var mı?” Bu soru, aslında demokrasinin en temel sorusudur. Çünkü manipülasyona karşı en güçlü savunma hattı“Beynimizdeki Gizli Seçmen- 2: Nöral Manipülasyona Karşı Savunma Rehberi” yazısının devamını oku
Beynimizdeki Gizli Seçmen
Geçtiğimiz günlerde 3. Politik Psikoloji Sempozyumu’nda sunduğum “Bilinçdışı Oy, Politik Nöropazarlama ve Demokratik İradenin Yönlendirilmesi” başlıklı çalışmam, aslında hepimizin her gün maruz kaldığı gizli bir kuşatmayı anlatıyor. Çoğumuz sandık başına gittiğimizde, rasyonel bir birey olarak tüm seçenekleri tarttığımızı ve hür irademizle bir karar verdiğimizi düşünürüz. Ancak modern bilim, bu kararın arkasında sandığımızdan çok daha karmaşık,“Beynimizdeki Gizli Seçmen” yazısının devamını oku
İçimizdeki İblis: Psikodinamik Bir Analiz
İnsanlık tarihinin o kadim serüvenine baktığımızda, insanın kendi varoluşuna anlam arama çabasının her zaman bir “öteki” ile yüzleşmeyi doğurduğunu görürüz. Bu yüzleşme, çoğu zaman mutlak bir karşıtlık üzerinden, yani “Şeytan” figürü üzerinden şekillenir. Ancak İslam düşünce geleneğindeki Âdem ile İblis arasındaki bu büyük karşılaşma, sadece teolojik bir anlatı ya da mitolojik bir efsane değildir. Bu“İçimizdeki İblis: Psikodinamik Bir Analiz” yazısının devamını oku
Nakba’dan İntifada’ya: Filistin Kolektif Hafızası ve Direniş Kimliğinin Psikopolitik İnşası
1. Giriş Filistin meselesi, kökenleri Britanya Manda Yönetimi dönemine uzanan ve yirminci yüzyılın ortalarından itibaren uluslararası siyasetin en karmaşık ve süreğen sorunlarından biri olma niteliğini muhafaza etmektedir. 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’nin ilanıyla bölgesel bir ihtilaf olmaktan çıkarak küresel bir boyut kazanan bu sorun, ertesi gün Mısır, Suudi Arabistan, Irak, Suriye ve Ürdün kuvvetlerinin müdahalesiyle“Nakba’dan İntifada’ya: Filistin Kolektif Hafızası ve Direniş Kimliğinin Psikopolitik İnşası” yazısının devamını oku
Terörsüz Türkiye
Bir örgüt liderinin, özellikle de 40 yılı aşkın süredir devam eden bir etno-politik çatışmanın merkezindeki bir figürün, silahlı mücadeleyi sonlandırma yönündeki görüntülü mesajı, basit bir siyasi çağrının çok ötesinde, çok katmanlı bir psikolojik müdahaledir. Bu olayı analiz etmek için politik psikolojinin liderlik, grup dinamikleri, narsisizm, travma ve anlatı teorilerinden faydalanmak gerekir. Max Weber’in tanımladığı “karizmatik“Terörsüz Türkiye” yazısının devamını oku
Psikiyatrinin Sağı/Solu
Hem radikal sağ hem de radikal sol, uzunca bir süredir, psikiyatriye yönelik ciddi eleştiriler yaparlar. Marksistler, kolektivist terapiyi destekler ve mevcut psikiyatri uygulamalarını “faşistçe” bulup, eleştirirler. Öte yandan muhafazakarlar, modern psikiyatri programlarının çoğunun doğasında bulunan “liberal ruhtan” dem vururlar, ilaçla-inancı birbirine karıştırırlar.Bu doğrultuda hem Marksistler hem de muhafazakarlar, psikiyatrinin kendine özgü politik varsayımları ve amaçları“Psikiyatrinin Sağı/Solu” yazısının devamını oku
Psikiyatri nedir, Psikiyatrist ne iş yapar?
Psikiyatri tıp eğitiminde bir anabilim dalıdır. Bu alandan uzman olan kişiye psikiyatrist denir. İlgilendiği başlıca konular; ruhsal belirtiler, bulgular, tanımlar, ruhsal görüşme, öykü alma, ruhsal durum muayenesi yapma, şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar, iki uçlu duygu durum bozuklukları, depresyon, kaygı bozuklukları, takıntı-zorlantı bozukluğu, travma ve ilişkili bozukluklar, çözülme bozuklukları, beden ile ilgili bozukluklar, yeme bozuklukları,“Psikiyatri nedir, Psikiyatrist ne iş yapar?” yazısının devamını oku