Terörsüz Türkiye

Bir örgüt liderinin, özellikle de 40 yılı aşkın süredir devam eden bir etno-politik çatışmanın merkezindeki bir figürün, silahlı mücadeleyi sonlandırma yönündeki görüntülü mesajı, basit bir siyasi çağrının çok ötesinde, çok katmanlı bir psikolojik müdahaledir. Bu olayı analiz etmek için politik psikolojinin liderlik, grup dinamikleri, narsisizm, travma ve anlatı teorilerinden faydalanmak gerekir.

Max Weber’in tanımladığı “karizmatik otorite”, liderin sahip olduğu iddia edilen olağanüstü, kutsal veya kahramanca niteliklere dayanır. Öcalan, PKK ve ona sempati duyan kitleler için bu tür bir otoritenin somutlaşmış halidir. Video mesajı, bu otoritenin etkili şekilde kullanıldığı bir performanstır:

Metin, aracılar veya ses kaydının aksine, video, örgüt liderinin fiziksel varlığını, jestlerini, mimiklerini ve ses tonunu kitlesiyle buluşturur. Bu, mesajın “otantikliği” ve liderin “sağlıklı ve iradesinin yerinde olduğu” algısını pekiştirir. Takipçiler için bu, liderle yeniden kurulan parasosyal bir bağdır ve mesajın içselleştirilmesini kolaylaştırır.

Dönüştürücü liderler, takipçilerini kişisel çıkarlarının ötesine geçerek daha yüce bir amaç için motive ederler. Burada Öcalan, “silahlı mücadele” olarak tanımladıkları yüce(!) amacı, “demokratik siyaset ve onurlu barış” olarak yeniden tanımlamaktadır. Bu, takipçilerin misyon algısını ve bağlılıklarını yeni bir hedefe yönlendirme girişimidir. Örgüt lideri, geçmişteki fedakarlıkları boşa çıkarmadığını, aksine bu fedakarlıklar sayesinde yeni ve daha üstün bir aşamaya geçildiğini iddia ederek dönüşümü meşrulaştırır.

Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilen Sosyal Kimlik Teorisi’ne göre, bireyler benlik saygılarını üyesi oldukları gruplardan alırlar. PKK, üyeleri için güçlü bir iç grup kimliği sunar. Bu kimlik, “düşman” olarak kodlanan “dış gruba” karşı verilen mücadele üzerinden pekişir.
Öcalan’ın mesajı, bu temel kimlik tanımına doğrudan bir müdahaledir. “Savaşçı/militan” kimliğini, “siyasi aktör/barış kurucusu” kimliği ile değiştirmeyi hedefler. Bu, grup üyeleri için güçlü bir “bilişsel çelişki” yaratır. Yıllardır varlıklarını anlamlandıran temel kimlikten vazgeçmeleri istenmektedir.
Silahlı çatışmalar, düşmanın şeytanlaştırılması ve insanlıktan çıkarılması ile sürdürülür. “Siyaset yapma” çağrısı, doğası gereği dış grubun artık yok edilecek bir düşman değil, müzakere edilecek, anlaşmazlık yaşanacak ama birlikte var olunacak bir “politik muhatap” olarak yeniden insanlaştırılmasını gerektirir. Bu, terörist psikolojisindeki en zorlu dönüşümlerden biri olacaktır.

Her terörist grup, varlığını meşrulaştıran bir ana anlatı üzerine kurulur. PKK’nın anlatısı, mağduriyet, direniş, kahramanlık ve “şehitlik” mitleri üzerine inşa edilmiştir.
Bu video, mevcut anlatıyı yıkıp yerine yenisini koyma hamlesidir. Öcalan, “silahlı direniş anlatısı”nı sonlandırıp, “demokratik zafer anlatısı”nı başlatmaktadır. Bu yeni anlatıya göre, silahlı mücadele bir amaç değil, siyasi müzakere masasını kurduran bir “araçtı” ve artık bu araç işlevini tamamlamıştır.

Örgüt, on binlerce üyesini kaybetmiştir. Bu kayıplar aynı zamanda kolektif bir travma ve yas sürecidir. Silah bırakma kararı, bu kayıpların “boşa gittiği” şeklinde yorumlanma riski taşır. Bu nedenle örgüt liderinin yeni anlatısı, bu yası yönetmek zorundadır. Mesaj, “Onlar bu günler için kendilerini feda ettiler. Onların mirasına en büyük saygı, artık kan dökülmesini engelleyerek barışı inşa etmektir” gibi bir çerçeve sunarak, geçmişi değersizleştirmeden geleceği yeniden yönlendirir. Geçmişteki kayıplar, barışın “bedeli” olarak kutsanır(!).

Politik psikoloji, liderlerin kişisel motivasyonlarını da inceler. Özellikle uzun süre iktidarda veya bir hareketin başında kalan liderlerde narsistik eğilimler ve tarihsel bir miras bırakma arzusu gözlemlenebilir.
Öcalan’ın bu hamlesi, kendisini sadece bir “isyancı lider” olarak değil, aynı zamanda halkına barışı getiren bir “kurucu baba” veya Nelson Mandela gibi bir “devlet adamı” olarak tarihe yazdırma arzusundan kaynaklanıyor olabilir. Bu kişisel psikolojik motivasyon, çatışmanın çözümü için güçlü bir itici güç olabilir. Lider, kendi ölümsüzlüğünü, kurduğu barışın kalıcılığında görür.

Sonuç olarak, Öcalan’ın görüntülü mesajı, politik bir direktiften çok, kolektif bir psikoterapi seansının başlangıcını andıran, stratejik bir psikolojik operasyondur. Bu operasyonun başarısı;
Liderin otoritesinin, örgüt içindeki radikal kanatların direncini kırıp kıramayacağına,
Takipçilerin, kimliklerini ve dünya görüşlerini temelden değiştiren bu “bilişsel yeniden yapılanma” sürecini tamamlayıp tamamlayamayacaklarına,
bağlıdır.

Bu çağrı devletin itibarını zedeler mi?

Buna iki zıt perspektiften yanıt verilebilir:

1- Evet, “devletin itibarını zedeler” diyen görüş:

“Terörle müzakere edilmez” ilkesini ihlal ederek devleti taviz verir gibi gösterir.

Öcalan’ı bir mahkûm yerine siyasi bir lider olarak meşrulaştırır.

Onunla mücadelede hayatını kaybeden şehitlerin anısına saygısızlık olarak algılanır.

Bir mahkûma ayrıcalık tanınarak hukukun üstünlüğü ilkesini zedeler.

2- Hayır, “devletin itibarını güçlendirir” diyen görüş:

Bu hamle, düşmanını bile bir araç olarak kullanabilen, kendine güvenen ve “akıllı güç” kullanan bir devlet imajı çizer.

Devletin en köklü sorununu kan dökmeden çözme yeteneğini kanıtlayarak muktedir olduğunu gösterir.

Çatışmayı siyasetle çözme adımı, ülkenin uluslararası alandaki saygınlığını ve meşruiyetini artırır.

Örgüte kendi lideri aracılığıyla silah bıraktırmak, askeri galibiyetten daha büyük ve kalıcı bir stratejik zafer anlamına gelir.

Bu hamle, devlet aklının bir paradigma değişimini temsil etmektedir. Devlet, kısa vadede kendi içindeki belirli bir tabanın gözünde itibar kaybı yaşama riskini, uzun vadede ülkenin en büyük sorununu çözerek ulusal ve uluslararası alanda çok daha büyük bir itibar kazanma potansiyeli için göze almaktadır. Bu, sonucu başarıya endeksli olan “tarihi bir kumardır.” Süreç başarıyla sonuçlanır ve kan durursa, tarih bunu bir “devlet aklı ve liderlik başarısı” olarak yazacaktır. Başarısız olursa, “teröre verilen taviz” ve “tarihi bir hata” olarak anılacaktır.